Anasayfa / Hukuk / İş Mahkemeleri Kanununu Düzenlemesi Neyi Amaçlıyor

İş Mahkemeleri Kanununu Düzenlemesi Neyi Amaçlıyor

Yakın zamanda İş Mahkemelerinin görevini düzenleyen 7036 Sayılı İş Mahkemeleri Kanunu ile dava şartı olarak Arabulucuya başvuru şartı getirildi. Arabuluculuk Kurumu ile iş hukuku alanındaki davaların çözüme kavuşturulmaya çalışılıyor olması hukuk camiasından bir çok kesinden eleştiri almakta.

İş Davaları Arabuluculukla Çözümlenebilir mi?

Belki de düzenleme yapılırken ilk sorulması gereken soru iş davalarının Arabuluculuk Kurumu ile çözümlenmesinin mümkün olup olmadığı sorusunun sorulması gerekliliğidir.

Konunun uzmanı kişilerce dile getirildiği üzere aile hukuk gibi iş hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıkların doğası gereği arabuluculukla çözümlenmesi bir çok sakıncalar barındırıyor. İş hukuku daha çok işveren karşısında güçsüz konumda olan işçinin haklarını korumayı amaçlamak için dizayn edinmiş ve bu amaçla oluşturulmuş kendine has bazı yargılama enstrümanlarına sahip özel bir alan.

Eleştirilerin kısaca izah etmek gerekirse, işçi arabulucuya gittiğinde önünde iki ihtimal olacak.

Birinci ihtimal, işçi arabulucuda uzlaşmak istediğini beyan ederek temel işçilik alacaklarının, alın teri dökerek hak etmiş olduğu haklarından, feragat ederek uzlaşacaktır. Bu durumda işveren sonunda uzlaşırım diyerek zaten hakkını vermediği işçinin haklarını daha rahat gasp etme hakkını kendinde bulacaktır.

İkinci ihtimal, işçi arabuluca gitse dahi uzlaşmayacak, dava açma yoluna gidecektir. Bu durumda işçi açısından iki kötü durum ortaya çıkacaktır. Hakkını arayan işçi boşu boşuna arabulucuda zaman kaybetmiş olacak. Diğer yandan arabulucuda uzlaşmayarak dava açan işçi hakkını aramak için mahkeme kapılarını aşındırdığı için uzlaşmaz bir inatçı gibi görülerek mahkemece belki de dava aştığı için rencide edilecek ve açmış olduğu davada işveren karşısında davasında baştan yenik olarak başlayacaktır.

Düzenleme Anayasa’ya Aykırı mı?

Eleştiriler yalnız bununla da sınırlı değil. Düzenlemenin anayasal hak arama hürriyetini engellediği yönünde kaygılar olduğu ve açıkça anayasaya aykırılık teşkil ettiği vurgulanmaktadır.

Tüm bu hususlar göz önünde bulundurulduğunda düzenlemenin faydaları neler sorusuna yalnızca dava yükü fazla olan mahkemelerde yeni davaların açılmayışı olduğu sonucuna varılabilir.

Sanayileşen toplumlarda işçi ile işveren arasındaki sorunların çözümü için iş hukukunun doğumuna yol açtığı düşünüldüğünde, gelinen noktada ülkemizde bu alanda hukuksal olarak işçilerin sorunlarının her geçen gün arttığı ortadadır. İşçilerin alın terinin karşılığı olan alacaklarına alın teri kurumadan ulaşmalarını sağlayacak bir sisteme geçilmesi temel alınarak çözüm üretilmesi gerekirken, dava açmayı şarta bağlamak adaletin tecelli etmesini engelleyecektir.

 

 

 

Hakkımızda Ömer Durkal

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir